İçeriğe geç

Satın alma rehberi

İstanbul'da yazılım şirketi seçmek

Kaç tür yazılım şirketi var, hangisi hangi işe uygun, "en iyi" listelerine neden güvenilmez ve yetkinlik teklif aşamasında nasıl anlaşılır.

Kimin için: Özel yazılım ya da mobil uygulama işini dışarıya verecek şirketlerSon güncelleme: 10 dk okuma

Kısa cevap

İstanbul'da yazılım şirketi nasıl seçilir?

İstanbul'da yazılım şirketi seçmenin ilk adımı firma araştırmak değil, işin türünü tanımlamaktır: ürün mü kuruluyor, mevcut sistem mi genişletiliyor, yoksa hazır bir paket mi uyarlanıyor. Bu üç iş farklı şirket türü gerektirir. Ardından teklifler aynı ölçütlerle okunur: kaynak kodu sahipliği, teslim sonrası bakım, ekip devamlılığı ve mimari sorulara verilen cevabın niteliği.

Önce neye karar vermelisiniz?

Firma araştırmasına başlamadan önce cevaplanması gereken soru şu: yaptırmak istediğiniz şey hangi türden bir iş? Üç tür var ve üçü farklı yetkinlik gerektiriyor. Yeni bir ürün kurmak keşif, tasarım ve mimari kararlar isteyen bir iştir. Mevcut bir sistemi genişletmek, o sistemin kısıtlarıyla çalışabilmeyi gerektirir. Hazır bir paketi uyarlamak ise ürünü değil yapılandırmayı bilmeyi gerektirir.

Bu ayrımı yapmadan alınan teklifler karşılaştırılamıyor, çünkü her firma sorunuzu kendi yetkin olduğu türe çeviriyor. Paket uyarlayan firma size paket öneriyor, ürün ekibi sıfırdan yazmayı öneriyor — ikisi de kendi açısından haklı ve ikisi de sizin sorunuzu cevaplamıyor.

Bu sayfa şu aramalara cevap veriyor

  • istanbul yazılım şirketleri
  • en iyi yazılım şirketi nasıl seçilir
  • özel yazılım firmaları
  • yazılım firması seçerken nelere dikkat edilmeli
  • yazılım firması teklif karşılaştırma
  • yazılım sözleşmesinde nelere bakılır
  • kaynak kodu kime ait olur
  • özel yazılım mı hazır paket mi

Kaç tür yazılım şirketi var?

Türkiye'de "yazılım şirketi" tek bir şeyi anlatmıyor ve seçim bu ayrımı görmekle başlıyor.

Dört tür ve hangi işe uygun oldukları
TürGüçlü olduğu işZayıf olduğu yer
Kurumsal entegratörBüyük kurumda süreç, entegrasyon, uyumHızlı ürün keşfi, küçük ekiple çalışma
Ürün şirketiKendi ürününü satar; danışmanlık ikincilSize özgü ihtiyaç, ürün yol haritasına giremezse yapılmaz
Butik mühendislik ekibiSıfırdan ürün, mimari kararlar, uzun soluklu sahiplikÇok geniş kapsamlı, çok ekipli programlar
Serbest çalışan havuzuTanımlı, kapsamı dar işlerDevamlılık, teslim sonrası sahiplik, kurumsal sorumluluk

İkisinin arasında kalan bir işiniz varsa kararı belirleyen soru şu olmalı: bu iş bittikten sonra da yaşayacak mı? Yaşayacaksa sahipliği üstlenebilecek bir ekip gerekiyor; tek seferlik bir teslimse dar kapsamlı bir çözüm yeterli.

"En iyi yazılım şirketleri" listelerine neden güvenilmez?

Çünkü çoğunu bir yazılım şirketi yazıyor ve listede kendisi birinci sırada duruyor. Bu içerik türü arama sonuçlarında iyi çalıştığı için yaygınlaştı; sıralamayı belirleyen şey ölçülmüş bir performans değil, o yazıyı kimin yazdığı. İkinci grup, ücretli listeleme kabul eden dizinler — orada sıralama görünürlük bütçesiyle ilişkili.

Bu, listelerin tümüyle değersiz olduğu anlamına gelmiyor; aday havuzu çıkarmak için kullanılabilirler. Ama bir sıralama değil bir başlangıç noktası olarak. Kararı listeden değil, adaylara sorduğunuz sorulardan çıkarın.

Bir ekibin gerçekten yetkin olduğu nasıl anlaşılır?

Referans sayısı yetkinliği göstermiyor; aynı işi elli kez yapmış bir ekip, sizinkine benzemeyen bir problemde acemi olabilir. Yetkinliği gösteren şey, teklif aşamasında sorduğunuz zor soruya verilen cevabın niteliği. Dört soru bunu ayırt ediyor.

  • **"Bu işi nasıl bölerdiniz ve neden?"** İyi cevap bir liste değil, bir gerekçe içerir: hangi parçanın önce yapılacağı ve neyin belirsizliğini azaltacağı.
  • **"Burada ne ters gidebilir?"** Riskleri baştan sayabilen ekip o işi daha önce yapmıştır. "Sorun çıkmaz" cevabı bir güvence değil, deneyimsizlik işaretidir.
  • **"Teslimden sonra bu sistemi kim çalıştırıyor?"** Cevabı olmayan teklif, altı ay sonra kimsenin dokunamadığı bir sistem demektir.
  • **"Hangi kısmı yapmazdınız?"** Kapsamı büyütmek yerine daraltan bir öneri gelmesi, teklifi verenin işi anladığının en güçlü işareti.

Teklif isterken hangi altı bilgiyi vermelisiniz?

Aldığınız tekliflerin karşılaştırılabilir olması, verdiğiniz brifin aynı olmasına bağlı. Altı bilgi yeterli: çözülecek problem (özellik listesi değil), kimin kullanacağı, bağlanılacak mevcut sistemler, tarih kısıtı varsa nedeni, bütçe aralığı, ve kararı kimin vereceği.

Bütçe aralığını paylaşmak pazarlık gücünüzü azaltmıyor, tekliflerin işe yaramasını sağlıyor. Aralık verilmediğinde her firma kendi varsayımıyla fiyatlıyor ve ortaya karşılaştırılamayan üç rakam çıkıyor. Aralık verildiğinde ise soru "ne kadar" olmaktan çıkıp "bu bütçeyle ne yapılır" oluyor — cevabı sizin için asıl değerli olan soru bu.

Sözleşmede aranacak beş madde

  • **Kaynak kodu ve tasarım dosyalarının size ait olduğu**, ve kodun hangi hesapta duracağı.
  • **Mağaza hesaplarının sizin adınıza açılacağı**; uygulama ajansın hesabından yayınlanacaksa, talep hâlinde belirli sürede transfer edileceği.
  • **Teslim sonrası bakımın kapsamı ve süresi**: hata düzeltmesi, mağaza kurallarına uyum, bağımlılık güncellemeleri hangi süreyle dâhil.
  • **Ekip devamlılığı**: işi yapan kişilerin değişmesi hâlinde bilgi aktarımının nasıl yürüyeceği.
  • **Kabul ölçütleri**: "bitti"nin tanımı; hangi testler geçtiğinde teslim kabul edilmiş sayılıyor.

Bu maddelerin hiçbiri fiyatı doğrudan artırmıyor ama hepsi bir riski fiyatlıyor. Sözleşmede yoksa risk sizde kalıyor ve genellikle en kötü anda — ilişki bittiğinde — ortaya çıkıyor.

Kaynaklar

  1. 01DORA — DevOps Research and Assessment metrikleriGoogle Cloud · 2024
  2. 02Web Content Accessibility Guidelines (WCAG) 2.2W3C · 2023

Sık sorulan sorular

Merak edilenler

Sözleşmede ne yazıyorsa ona. Varsayılan bir kural yok ve "biz yaptık ama sizin" cümlesi bir devir belgesi değil. Sözleşmede kaynak kodunun, tasarım dosyalarının ve dokümantasyonun size devredildiği açıkça yazmalı; ayrıca kodun nerede duracağı belirtilmeli. En sağlıklı kurgu deponun sizin hesabınızda açılması ve ekibin oraya davet edilmesi — teslim günü bir dosya transferi değil, zaten sizde olan bir şeyin devri olur.

Kapsamın ne kadar netleştiğine bağlı ve doğrusu genellikle ikisinin sırayla kullanılması. Kapsamı net olan iş — belirli bir entegrasyon, tanımlı bir modül — sabit fiyatlanabilir. Ürünün ne olacağı henüz keşfediliyorsa sabit fiyat risk primini fiyata gömer ve kapsam değişikliği her seferinde pazarlık konusu olur. İşleyen kurgu: keşif ve tasarım için kısa süreli sabit fiyatlı bir aşama, ardından kapsamı netleşen geliştirme için sabit fiyat ya da ölçülü zaman-malzeme.

Teknik olarak hayır, pratikte bazen evet. Uzaktan çalışma yazılım işinde olağan ve coğrafya kaliteyi belirlemiyor. Fiziksel yakınlığın gerçekten fark yarattığı üç durum var: saha operasyonu içeren projeler, düzenli yüz yüze karar toplantısı gerektiren kurumsal süreçler, ve regülasyonlu sektörlerde denetim gerekleri. Bunların hiçbiri yoksa, aynı saat diliminde olmak İstanbul'da olmaktan daha önemli.

Çünkü çoğu teklif aynı işi fiyatlamıyor. Bir teklif yalnızca ekranların yapımını, diğeri test ve altyapıyı, üçüncüsü bir yıllık bakımı da kapsıyor olabilir. Karşılaştırmayı anlamlı kılmanın tek yolu tekliflerin aynı kalemleri içermesini şart koşmak: kapsam, test, altyapı, mağaza yayını, teslim sonrası bakım ve kaynak kodu devri ayrı satırlar olarak yazılsın. Aynı tabloya yazıldığında "ucuz" teklifin çoğu zaman eksik teklif olduğu görünüyor.

Bu adımları birlikte geçelim

Rehberdeki işleri kendi projenizde uygularken yanınızda olalım.